27 Ağustos 2019 Salı

Kadınların Psikolojisini Anlama Rehberi

“Kadın psikolojisi” kadınların duygu, düşünce ve davranış şekillerini ifade ediyor. Kadınların bu yönleri nasıl şekilleniyor ve kadınların psikolojik yapısı nasıl oluşuyor? Bu yazımda hem bu sorulara cevap vereceğim, hem de kadınları anlamanın zor olmadığını anlatmaya çalışacağım. Kadınları anlamak gerçekten de kolay, ancak kadınları anlamak için önce doğru anlaşılmaları gerekiyor. Bu da, biz erkeklerin ön yargılarımızdan sıyrılmamızla ancak mümkün olabiliyor.

Kadın Psikolojisinin Toplumsal Temeli

Toplum, hem erkeğe, hem de kadına belli duygu, düşünce ve davranış kalıpları seçiyor. Bu kalıplar kadında ve erkekte birbirinden çok farklı biçimlerde ve özelliklerde.
Bizim toplumumuzda kadın olmanın anlamı, eşine sadık olmak, çocuklarının ihtiyaçlarına odaklanmak ve çocukların sorumluluğunun büyük bölümünü omuzlamak, yumuşak olmak, hem eşe hem de çocuklarına karşı şefkatli olmak, baba ile çocuklar arasında gerekli durumlarda köprü olmak. Hem eşini, hem de çocuklarını anlamak, hissetmek, duygulu olmak, sevecen olmak. Bu özellikler aslında her insanın sahip olması gereken özellikler gibi görünse de toplum (sadece bizim toplumumuz değil, çoğu toplum) bu davranışları kadından bekliyor.
Kadından beklenen davranışlar bunlar olduğu için, bunlardan farklı davranışlar toplum tarafından hoş karşılanmıyor. Haliyle, kadınları anlamak da güçleşiyor.
Toplum erkekten girişken davranmasını, herhangi bir durumda asla geri çekilmemesini beklerken, kadınlardan aynısını beklemiyor. Kadının girişken olması beklenmediği gibi, daha çekingen olması ve girişkenlik gerektiren durumları eşine havale etmesi bekleniyor. Örneğin bir alışveriş sırasında pazarlığı kadının yapması ve erkeğin pasif kalması hoş karşılanmıyor. Pazarlığı erkeğin yapması, kadının mümkün olduğunca devreye girmemesi bekleniyor. İşin ilginç yanı, toplumun kadına ve erkeğe belirlediği duygusal, düşünsel ve davranışsal kalıplar büyük çoğunluk tarafından kabul görüyor. Pazarlık örneğinde olduğu gibi, kadının geri durması uygun bulunan durumlarda geri durmayı kadın da memnuniyetle kabul ediyor.
Yuvayı gerçekten de dişi kuş yapıyor. Yapıcı olan, hisseden, anlayan, hem eşin hem de çocukların ihtiyaçlarını fark edenin kadın olması bekleniyor. Eşler arasında yaşanan tartışmalarda da kadının alttan alan, idare eden taraf olması bekleniyor. Toplum, üste çıkan ya da çıkmaya çalışan, idare etmeyip isyan eden kadın istemiyor.
Erkek ve kadın psikolojisi karşılaştırıldığında erkek psikolojisi daha rahat ve özgür bırakılırken, kadının sorumluluklarla bağlandığını görüyoruz.
“Aldatmak” ve “Sadakatsizlik” dendiğinde erkeğin aldatması ve sadakatsizliğini anlıyoruz. Kadın da aldatıyor olmasına rağmen bizler ve oluşturduğumuz toplum “Kadın yapmaz” düşüncesine inanmak istiyor. Halbuki kadın da aynı yanlışı yapıyor, aynı şekilde doğru yoldan kopup gidiyor.
Kadın için toplum tarafından belirlenmiş olan duygu, düşünce ve davranış kalıpları ile “kadın psikolojisi” oluşuyor.

Kadın Psikolojisi Ne Zaman Zorlanıyor?

Kadın psikolojisinde yer alan “Düşün, hisset,  anla, anlayışlı ol, şefkatli ol” şeklindeki kalıplar, eşin desteği ile desteklenmediğinde zorlanmaya başlıyor.
Kadın düşünürken, hissederken, anlayıp anlayışlı olurken erkeğin umursamaz, duygusal ihmal veya duygusal kopukluk içeren davranışları ile karşılaştığında farklı düşünmeye başlıyor. “Ben bunca fedakarlıkla kendimi eşime ve çocuklarıma adarken eşim sadece evin geçimini sağlıyor. Bana ve çocuklarıma hiç zaman ayırmıyor, benim düşüncelerimi ve fikirlerimi umursamıyor” demeye başladığında, kadın hem toplumun kadına ve erkeğe seçtiği davranış kalıplarını fark ediyor, hem de bu kalıpları sürdürmek istemediğini anlıyor.
Bunu anlaması kadının psikolojisini elbette ki düzeltmiyor, tam tersine fırtınalı bir deniz gibi durulmayan ve dinmeyen bir öfke ile tepki veriyor. Toplumun kadında görmek istemediği o öfke ve isyan, eşin gayreti ve yanlışları düzeltme çabası yoksa, ciddi anlamda kopuşlara neden oluyor. Kurulamayan duygusal bağ tümüyle kopuyor, ayrılıklar görülüyor.
Kadın psikolojisi, sevecenliğine, şefkatine, anlayışına ve zor durumları idare etmesine karşılık bulduğunda güçleniyor. Toplumun kadına yüklediği bu psikoloji de böylelikle sürdürülebiliyor. Aksi halde, kadın hissetmesine karşın hissedilmemeye, eşini dinlemesine karşın eşi tarafından hiç dinlenilmemeye bağlı olarak eşinden duygusal olarak uzaklaşıyor.

Kadınları Anlama Rehberi

Kadınları anlamak gerçekten zor mu, yoksa biz erkekler kadınları anlamak için yeterince çaba göstermiyor muyuz? Bazı kadınlar diğerlerine göre daha anlaşılmaz olabilirler. Aynı şekilde, bazı erkekler de, eşlerinin ihtiyaçları ve beklentileri son derece net olmasına karşın bunları anlamak için yeterince çaba göstermiyor olabilirler.
Bu yazımda, kadınları anlamak için yararlı olacak önerilerime yer vereceğim. Bu öneriler, anlaşılmaz olduğu düşünülen eşleri anlamada ve eşini anlamak için yeterince çaba göstermeyen erkeklerin hissedişlerini geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Umuyorum ki bu tavsiyeler çift / evlilik ilişkinizin duygusal derinliğini artırmanızda size yardımcı olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder